Arslan Tekin

Tevfik Fikret hakkında herşey

Tevfik Fikret‘i ne kadar biliyoruz? Bütün eserleri şimdiye kadar yayınlandı mı?

Tevfik Fikret gibi bir isim didik didik edilmiştir diye düşünürüz ama didik didik edilmemiş. Prof. Dr. Nâzım Hikmet Polat yıllardır Tevfik Fikret üzerinde çalışıyordu. Sonunda “Tevfik FikretBütün Eserleri-Eleştirel Basımı ortaya koydu. (Yapı Kredi Yayınları, 1751 s., tek kitap.)

N. H. Polat Kadirşinaslık göstermiş, kitabını hocası Prof. Dr. Orhan Okay‘a ithaf ediyor:

“Üniversite öğrenciliğimdeki Tevfik Fikret’le ilgili derslerini özlemle hatırladığım azizler azizi hocam Prof. Dr. Orhan Okay’a / bu çalışmayı bir sürpriz olarak sunacaktım. / Ne yazık ki o göremedi ve eksiklerimi gideremedi, yanlışlarımı düzeltemedi. Yine de bu kitabı, kalbi tazim duygularıyla, onun hep yanımda hissettiğim ruhaniyetine ithaf ediyorum.”

Eserin girişinde Tevfik Fikret‘in kısa hayat hikâyesini okuyoruz:

“Tevfik Fikret (İstanbul, 24 Aralık 1867-İstanbul, 19 Ağustos 1915) İstanbul’a, Çankırı’nın Çerkeş kazasından göç etmiş bir ailedendir. Babası, Hariciye Mektûbî Kalemi memurluğu ile devlet hizmetine gi­rip ikamete mecbur edildiği Ayıntap’ta (Gaziantep) ölen (5 Tm 1904) Hüseyin Efendi’dir. Annesi Hatice Refia 1884’te hac dönüşü Medine civarında, kız kardeşi Sıdıka Hanım ise İstanbul’da (30 Ek. 1902) öl­müştür.”

Dikkatinizi çekti mi? Annesi, daha 19. yüzyılın son çeyreğinde zorlu şartlarda hacca gidiyor ve Hicaz’da hayata veda ediyor.

Fikret‘in Mehmet Âkif‘le çatışması aklıma geldi. N. H. Polat iki şairimizin çatışmasını ayrıntılı işliyor:

Tarih-i Kadîm de II. Meşrutiyet öncesine (üzerindeki tarih 15 Nisan 1905) ait olmakla birlikte II. Meşrutiyet yıllarında bile uygun görmediği için Tarih-i Kadîm’i Rübâb-ı Şikeste‘ye almamıştır. Ancak bu şiirde din ve tarih konusundaki olumsuz bakış Mehmet Âkif’i çok öfkelendirip ona ‘Süleymaniye Kürsüsünde’ (9 Ramazan 1330/ 9 Ağustos 1328 / 22 Ağustos 1912. S. 476-477) şiirinde Fikret’e hücum ettirmiştir. Akif’in ‘Şimdi Allah’a söver… Sonra biraz bol para ver, / Hiç utanmaz Protestanlara zangoçluk eder!’ gibi çok ağır ifadeleri de Fikret’i ‘Tarih-i Kadîm’e Zeyl’i yazmaya sevk etti. Fikret’in sağlığında yayınlamadığı bu şiiri bir şekilde Âkif’e ulaşınca Sebilürreşad’da çıkan Berlin Hatıraları‘nda 98 mısra ile Fikret’i tekrar şiddetle tenkit etti fakat ilgili kısmı Safahât‘a almadı.”  (s. 88)

Kitapta “Tarih-i Kadîm’e Zeyl” yer alır. FikretÂkif‘e cevap verirken kendi görüşünü özetliyor. Şu mısralar Fikret’in görüşü hakkında yeterli fikir verecektir:

“Düşünüp işlemek âyînimdir / yaşamak dîni benim dînimdir. (…) Dîn-i hak bence bugün dîn-i hayât! / Sen ne dersin buna, ey Molla Sırat?..” (s. 782)

N. H. Polat, kitabının “Önsöz”ünde “Siyasetle fiilî bir ilgisi olmayan Tevfik Fikret’in de çok özel bir yeri vardır. Bundan dolayı Tevfik Fikret, hakkında çok yayın yapılmış ediplerimiz arasındadır. Doğrudan Fikret hakkındaki eserler yanında fikir tarihinden sanat doktrinlerine veya edebiyatın çeşitli konularına kadar nice farklı alandaki çalışmada, Fikret’ten bahsetmek bir gereklilik olmuştur. Ancak ondan bahsedenlerin çoğu, onun eserlerinin tamamına ulaşmadan, kendi düşünce ve tercihlerini Fikret’e izafe yoluyla verme gayretine düşmüştür.” dedikten sonra ekliyor: “Elinizdeki kitap, öncekilerden farklı olarak Fikret’in kaleminden çıkma bütün metinleri toplu hâlde veren ilk çalışmadır.”

N. H. Polat‘ın büyük emek harcadığı “Tevfik FikretBütün Eserleri-Eleştirel Basımda, Fikret hakkında ne öğrenmek istiyorsanız bulabiliyorsunuz.