Arslan Tekin

Mümtaz insan: Prof. Dr. Yümni Sezen

 

Prof. Dr. Yümni Sezen, bu ülkenin yetiştirdiği seçkin ilim adamlarımızdandır. İlahiyatçıdır, sosyologdur, fikir adamıdır…
O, ülkesi için hapsi göze alarak kalem mücadelesine girmiş bir mümtaz aydındır.
Millî Düşünce Merkezi İstanbul Şubesi, Dr. Abdülkadir Yeler’in editörlüğünde hazırlanan “Yümni Sezen’e Armağan”ı yayınladı. Hazırlama heyetinde Prof. Dr. Mehmet Bayraktar (Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi), Sadık Güner (İlahiyatçı-Yazar. Heyet Başkanı), Rasim Ekşi (Gazeteci. Turan Kültür Vakfı Başkanı), Dr. Musa Aksoy (Sakarya Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi), Sedat İşgören (Emekli Albay) yer alıyor.
Yümni Sezen’e Armağan’da, Hocamıza dair değişik açılardan tanıtmaları, eserleri üzerinde değerlendirmeleri ve müstakil araştırmaları okuyoruz.
Şu zamanda çok gerekli olan bir hususu hatırlatacağım… “Dinler arası diyalog” diyenlere karşı Hocamız amansız bir mücadeleye girmiş, büyük saldırılara uğramıştı. Bizler de o dönemde hocamızın yanındaydık. O dönem derken… Mevcut iktidarla Fethullahçı Cemaatin al gülüm ver gülüm içinde olduğu dönem.
Rasim Ekşi, Armağan’da Yümni Sezen’in hayatını anlatırken, Hocamızın 14 kitabı üzerinde değerlendirmelerde de bulunur. “Dinlerarası Diyalog İhaneti (2004-2006, Kelam Yayınevi)” başlığı altında şunları yazar:
– “Bir zamanlar, daha doğrusu, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsüne ka­dar, ‘cemaat’, ‘hizmet’ veya ‘hizmet hareketi’ gibi müspet kavramlarla takdim edilen, ‘devletten her istediğini alan’, devletin bütün kurumlarını ele geçiren, ‘dinler arası diyalog’ adı altında İslamiyeti yozlaştırmayı hedef alan Fethullah Gülen Hareketi’nin bir ihanet şebekesi olduğunu ilk ortaya koyan, bunun için hapse girmeyi göze alan isimlerin başında Prof. Dr. Yümni Sezen’in geldiği bilinmektedir. 2004 yılında yazdığı ‘Dinlerarası Diyalog İhaneti’ adlı kitapla kitleleri uyandırmayı hedeflemiştir. Hoca’nın uyarısından ancak 12 yıl sonra insanımız acı gerçekle karşılaşmıştır. / Hocamız, eserin girişinde şu sorulara cevap aradığını yazmıştı: /-Papalık misyonunun bir parçası mıyız? / -Çifte vatandaşlık gibi çifte din mi? / -Dinler arası diyalog ve Hıristiyanlığı sevimli gösterme, Müslümana sevdirme projesi mi? / Hz. İsa’nın (a.s.) ilahiliğine inanma diyaloga engel değil de Hz. Muhammed’i (s.a.) peygamber kabul etme niçin diyaloga engeldir? / Hz. Muhammed (s.a.) dururken Hz. İsa (a.s.) etrafında bütünleşmek ve bunu ideal edinmek ne demektir? -ABD’nin egemenliğinin zayıflamasından niçin kaygı duyuluyor? / Bu ihanet hareketine karşı kimsenin ağzını açamadığı günlerde adı geçen eseri kaleme alan Hocamız, elbette ki yalnız değildi. Merhum Prof. Dr. Ali Murat Daryal ve diğer birkaç ilahiyatçının Hocayı nasıl destek­lediklerini biliyoruz. Bu destekçi hocalardan birisi var ki, o ismi burada mutlaka hatırlamak zorundayız. Aynı fakültenin aynı bölümünde (din sosyolojisi) hoca olan Prof. Dr. Zeki Arslantürk’ün yazdığı ‘Prof. Dr. Yümni Sezen’in Dinlerarası Diyalog İhaneti Adlı Eseri Üzerine Bir Değerlendirme’, tekrar tekrar okunmalıdır.” (s. 37-38).
Arslan Bulut da Armağan’da “Yümni Hoca Türk Tarihinin Şeref Kitabında Yer Alır…” başlığı altında dinler arası diyaloğun bizi nereye götüreceğini, dönemin tartışmaları içinde değerlendirir ve Yümni Sezen Hocanın “Diyaloğun sonu Hristiyanlık” hükmüne atıfta bulunur.
40 imzalı “Yümni Sezen’e Armağan” bize çok şey öğretiyor.
Okumak lâzım.