Eklenme Tarihi : 28.05.2013
YUNUS ARIKAN

Önce Dokunun Kitabı kitaptan okuyun!

YUNUS ARIKAN

İnsana…
Hayvana…
Bitkiye…
Dokunun…
*
Tokalaşın meselâ…
Sıkı sıkıya…
Birbirinizi göz hapsine alarak…
Yüreğin sıcaklığını…
Sevgisini…
Mutluluğunu…
Huzurunu…
Huzursuzluğunu…
Korkusunu…
Korkaklığını hissederek.
*
Ama önce dokunmak gerek…
Önce tokalaşmak…
Sarılmak…
Kucaklaşmak…
Sonra gözleri gözlerle buluşturmak…
*

“Gözler kalbin aynasıdır” denir ya hani, o aynanın neler yansıttığını görebilmek…
Yüreğinin mutluluğunu…
Acısını…
Korkusunu…
Sessizliğini…
Çaresini…
Çaresizliğini…
Velhasıl efendim, yüreğin kendisini okuyabilmek…
Zor, biliyorum ama…
Dokununca…
İnsan yüreğiyle bakınca

“Niye olmasın ki?” diyorum kendi kendime…
“Beyin okunuyor da yürek neden okunmasın (hissedilmesin)?”
*
Bir kitaba dokunmak meselâ
Okuma aşkına…
Anlama aşkına…
Öğrenme aşkına…
Öğrenilenleri anlatabilme aşkına…
Merakları giderme aşkına dokunmak ve sayfalarındaki yazılarla bütünleşebilmek…
Kâğıdın tenini okşamak…
Koklamak…
Sözcüklerin anlattıklarını yaşıyormuşçasına yaşamaya çalışmak…
Müthiş bir duygu…
Kitapla birlikte olmak bu olsa gerek…
Kitabı hissetmek…
Kitapla bütünleşmek…
Renkli, siyah beyaz kapaklarının arasına girip, aklınıza gelen gelmeyen her neyse oralara yolculuk yapmak…
Kanımca; dünyanın her tarafına ve herkesle buluşabilmek ve merakı giderebilmek için yapabilecek en güzel yolculuk…
Kimseden destek almadan…
Siz ve sözcüklerin karşınıza çıkardığı gizemli ve merak uyandıran yenidünyalar…
Ama kitaba dokunmak gerek…
Kitabı parmakların arasına iyice tutuşturarak…
Teknolojinin renklerine albenisine bulaşmadan…
Kâğıdın her türüyle arada bir parmağın ucunu ıslatarak sayfanın üst sağ köşesinden hafifçe çevirip, diğer sayfaya geçerek…
Ya da sayfayı incitmeden en kıyısından parmak ucuyla hafifçe çevirmeyi deneyerek…
Merakla…
Heyecanla…
Yani, kitabın varlığını hissederek…
Yani, dokunmak gerek; dostluklara, yeniliklere, yeni alışkanlıklara…
Bilinmezlikleri bilmek, merakları gidermek gerek…
Dokunmadıkça, el ele tutuşmadıkça pek bir anlamı yok bakışıyor olmanın…
Ne kadar konuşulursa konuşulsun…
*
İletişim bile önce dokunmayla başlıyor…
Sonra bakışlar geliyor, konuşma ve anlama geliyor arkasından…
Ama önce dokunma…
*
Dokunma;
Birlikteliğin
Dostluğun…
Arkadaşlığın…
Yoldaşlığın…
Gönüldeşliğin…
Taraf ya da karşı taraf olmanın bir başlangıcı…
*
Bu nedenle söylüyorum ya zaten “Dokunun” diye…
Yüreğinizle…
Bakışlarınızla…
Destekleyin dokunuşunuzu…
Hissedin, hissettirin…
*
İnsana…
Hayvana…
Bitkiye…
Eşyaya…
İlle de kitaba dokunun,
İlle de kitabı kitaptan okuyun.
Dokunun…


   
 

yorum ekle