Eklenme Tarihi : 2/8/2016
MEHMET NURİ YARDIM

Roman ve insan


MEHMET NURİ YARDIM

Roman yaygın edebî türlerdendir. Bu tarzda kaleme alınan kitaplarda genelde insan anlatılır. Bu yüzden biraz dertli olanlar, “Çok çektim, hayatımı anlatsam roman olur, hayatım roman!” derler. Doğrudur aslında az çok herkesin romanlaşacak hayatı vardır. Tabii kimi bunu yazar, paylaşır, kimi de yüreğinde saklar ve ömrünü tamamlayıp duygu ve düşüncelerini beraberinde götürür.

         Çok çeşitli romanlar vardır. Yıllardır geniş şekilde bunları “Yazı ve Editörlük Dersleri”mde anlatıyorum. Gerçekçi roman, tezli roman, biyografik roman, hissî roman, belgesel roman. Macera, tarihî, sosyal, psikolojik romanlar. Sonra, fikir veya didaktik, tezli romanlar. İdealist veya şairane romanlar, çocuk romanları. İyi bir romancının sezgi, hayal ve terkip gücüne mâlik olması, konuya canlılık ve renk verme kabiliyetine sahip bulunması gerekiyor. Romana sayfalar boyunca etkili duygu hâkim olmalı ki, okur kitabı elinden bırakmasın.

         Halk hikâyelerimizi ve menkıbelerimizi roman kabul edenler var. Batılı anlamda ilk roman Tanzimat döneminde yazıldı. Tanpınar, “Türkülerimiz romanlarımızdır.” der. Araştırmacılar, Şemseddin Sami’nin 1872’de yayınladığı Taaşşuk-ı Tal’at ve Fitnat’ın Batılı anlamda ilk Türk romanı olduğu üzerinde birleşirler. İlk romanın Namık Kemal’in 1876’daki İntibah romanı olduğunu iddia edenler de var. Bazı edebiyat tarihçileri ise Ahmet Midhat Efendi’nin ilk romanı kaleme aldığını yazar. Rivayet muhtelif. Roman sanatı ve tekniği hakkında çok kitap yazıldı. Benim de romancıları anlattığım iki kitabım var. Çağrı Yayınları’ndan çıkan Romancılar Konuşuyor’da yaklaşık 50 usta romancı ile yaptığım röportajlar var. Eski romancılar hakkında uzmanlarla konuşmalar… Bilhassa roman türüne ilgi duyanlar için bu kitap faydalı olabilir. Nar’dan çıkan Romancı Olacak Çocuklar’daise, yazmayı seven çocuklarımıza iyi örnekleri anlatıyorum. Romancı olmanın zorlu ama aynı zamanda keyifli serüvenini dile getirmeye çalışıyorum. Ünlü romancılar, yazmaya nasıl başlamışlar? Bu mühim.

         Bugün aslında romanlarda işlenebilecek o kadar çok konu vak ki. Meselâ bugünlerde yaşadığımız savaş göçleri. Ben duyarlı romancılarımız olduğuna kaniim ve inanıyorum ki bu insanî felâket, kaleme alınıyordur. Bütün dünyada mazlumların ve masumların son kalesi, biricik sığınağı Türkiye’de yaşananlar, mutlaka sadırlardan satırlara dökülüyordur. Sadece edebiyata mı, hayır sinemaya ve tiyatroya da bu felâketler aktarılmalıdır. Vicdanlı bir sanatçı, bunları bir şekilde kalıcı olan sanata taşır.

         Türkiye’de çok roman yazılıyor. Her yıl yüzlerce yeni roman, okuyuculara ulaşıyor. Bunların en azından beş on tanesinden bahsedelim. Aslında her biri müstakil yazıyı hak edebilecek bu romanları en azından şimdilik topluca görelim: Pîr, Fatih Duman’ın Nesil Yayınları’ndan çıkan romanı. Pîr-i Türkistan Ahmed Yesevi’nin hakikatli hayatı. Roman başarılı ve bir solukta okunuyor. Unutulan değerimizi günümüz insanına anlatıyor ve hatırlatıyor. Gülhatmi, Kudret Ayşe Yılmaz’ın romanı. Ötüken’den. Arka kapakta şu satırları okuyoruz: “Gülhatmi, Türkçenin ferah bağlarında huzurla soluklanmak, billûr gibi nehirlerinde bilgelikle yıkanmak, nazenin rayihalı çiçekleri arasında keyifle dolaşmak, emsalsiz letafetteki konaklarından konaklamak, envaiçeşit helal nevalesini tatmak için bir fırsat. Bu roman hem dilek ağacına asılmış düğün mendili hem mana derinliklerinde kendini yitirmişlere uzatılmış bir derviş eli hem de ölüm çukurlarına bırakılmış nice hayal varsa hepsine hayat olabilecek bir nefesidir.” Metin Savaş’ın Baykuşlar Geceleyin Öterromanı, İstanbul’da Karnaval Üçlemesinin birinci kitabı. Dursun Saral ise tarihî bir romana imza atıyor: Hızır Barbaros Hayreddin. Osmanlı’nın bu büyük deniz cengaverini daha yakından tanıyabilmek için bu roman okunmalı. Hasan Erimez’in Demirbağın Kurtları ise, Ergenekon Destanı’nı çarpıcı bir üslûp ve engin hayal gücü ile romanıdır. Türk tarihinin kesen o efsanevî dönemi mükemmel şeklide anlatılıyor. Son üç roman, Ötüken Neşriyat’tan okura ulaştı. Muhterem Yüceyılmaz’ın Derin Denizlerde ile Zehiha Yazıcı Ergün’ünKaradut’un Hazin Öyküsü Akıl Fikir Yayınları’ndan kültür hayatımıza kazandırılan önemli romanlar. Meryem Aybike Sinan’ın Kelimelerin Sultanı Mihri Hatun romanını Nesil Yayınları neşretti. Her üç romanı daha geniş anlatmalıyım. Selami Yalçın’ın Aşk Girdabı (Nar), Mario Levi’nin Bu Oyunda Gitmek Vardı (Everest) ve Müge İplikçinin Babamın Ardından (Everest) elime ulaşan romanlar. Keşke hepimizin roman okuma alışkanlığı olsa, ne güzel olur.

 


   
 

yorum ekle