Eklenme Tarihi : 5/30/2015
ARSLAN TEKİN

Kutadgu Bilig'i bilmeyen...





ARSLAN TEKİN
Devlet adamlarının başucu kitabı Kutadgu Bilig olmalıdır. İranlılar Kutadgu Bilig için "Şâhnâme-i Türkî" ("Türk'ün Şehnamesi") demişlerdir. (Firdevsî'nin İranlıları göklere çıkartan Şâhnâme'sine atıf).
Türk deyince ödü patlayanlar! İşitin! Maşrıkta ve mağrıbda Türk Türk'tür! Ama "Türk" Türk sahasında ve üstelik "Türk" olanların dilinde "lanet olası keşke olmasaydı!" derekesindedir!
 (Hayrettin Karaman, "Milliyetçilik-kavmiyetçilik" ayrımının ne olduğunu kendisince izah ediyor. Yazısı süreceği için daha bekleyeceğim. O dönemin birçok tartışmasını çevirip yayınladım. Tartışmanın nereye varacağını biliyorum. Çok kısa söyleyeyim: Siyasî İslâmcıların el üstünde tuttuğu Mustafa Sabri "Türklükten istifa ediyorum." demişti. Gelinen nokta budur ve "Siyasî İslâmcılık" benim nazarımda bir "ur"dur!
Sonra geniş bahsedeceğim, size önemli bir haber vereyim: Yusuf Akçura'nın "Üç Tarz-ı Siyaset"ini ve ardından gelen -bulabildiğim- bütün tartışmaları bir araya getirdim.  Akçuraoğlu, daha 1904'te, Osmanlıcılık, İslâmcılık ve Türkçülük tartışmalarının fitilini ateşlemiştir. Ali Kemal'in, Ahmet Ferit Tek'in Hüseyinzâde Ali'nin, imza atmadan tartışmaya katılanların yazdıklarını ve belki hiç bilinmeyen Vambery'nin Türklük üzerine makalesini Bilge Kültür Sanat Yayınları arasında yarın piyasaya verilmeye başlanacak olan "Üç Tarz-ı Siyaset ve Tartışmalar" kitabımızda okuyabilirsiniz. Kitaptan Hayrettin Karaman'a gönderttireceğim! Müstefid olur mu bilemem!) 
Balasagunlu Yusuf veya Yusuf Has Hâcib… Kutadgu Bilig'i Karahanlı (veya Doç. Dr. Ömer Soner Hunkan'ın ısrarla altını çizdiği "Türk Hakanlığı") sahasında yazmıştır. O da bir Karahanlı yöneticisidir. Hâciplik buradan geliyor. (İbn Haldun'un Mukaddeme'sinde "haciplik" aynı bir başlıktır ve sosyolojik derinlik içinde ayrıntılı işlenmiştir.) Yusuf'un 1070'te Ulu Buğra Han'a sunduğu Kutadgu Bilig, Türklerin İslâmiyeti kabulünden sonra ortaya konan ilk eserlerdendir.  Kaşgarlı Mahmud'un  Divanü Lügati't-Türk'ü (1072) de aynı dönem içindedir. Yusuf da Türkçüdür, Kaşgarlı da… Yine aynı dönemden Ahmet Yesevî de Türkçüdür! İlk Kur'ân tercümesi de bu sahada Türkçü anlayışla ortaya konmuştur. Türkçülük "milliyetçilik-kavmiyetçilik" tartışmasına oturtulamayacak kadar şümullüdür. Maksat İslâma gelmek ise "Türk"ü bilirseniz, "İslâm"ı bilirsiniz. Ey siyasî İslâmcılar! "Türk"ü "kavmiyetçi-ırkçı" gösterirseniz, sizin düşmanlığınız "Türk"ü aşar "İslâm"a gelir dayanır. Zararınız Müslümanlaradır. ("İslâm"a demiyorum. Allahu Taâlâ "İnnâ nahnu nezzenâ'z-zikre ve innâ lehu le-hâfizûn" ("Muhakka ki zikri (Kur'ân'ı) biz indirdik ve muhakkak ki onu biz koruruz" (Hicr, 15/9) buyurmuştur. )
Kutadgu Bilig'e, manzum kaleme alınmış didaktik bir roman diyebiliriz. Kutadgu Bilig'i kavramayanlar, kavramak istemeyenler, devleti yönetmeye talip olmasınlar! 
Kitabın adı ne anlama geliyor? "Kut" kelimesinin Türklerde ayrı bir yeri vardır ve anlamı çok derindir. "Kut" üzerine başlı başına çalışmalar yapılmıştır. Biz kitaba bağlı olarak "mutluluk veren bilgi" diyelim.
Kutadgu Bilig'in son çevirisi Ayşegül Çakan'a aittir. Bu çeviriden hareketle,  eserde devlet büyüklerine ne öğütler verildiğine bakalım...
Kutadgu Bilig, mutlu olma bilgileri... Yusuf Has Hâcib'in bu kitabının kaç yerinde Türk, Türkçe ve Türkistan geçiyor? Ben saydım. Ama yazmayacağım. Kitabın Muhteviyatı Türk!  Kitabı okuduğunuzda görürsünüz; İslâmdan bir milim sapma yok.
Hükümdara neyi öğütlüyor? Özü itibarıyla adaleti öğütlüyor, ahlakî ve siyasî prensipleri ortaya koyuyor. Eserde üç esas vardır: Bilme, harekete geçme, adaleti uygulama ve hâkimiyeti kurma... Bilgi akılla elde edilir; bilgi insanı hayvandan ayırır: Bilgi edin insan ol! Dilini iyi kullanacaksın, faziletin başı dildir; sözün nereye gittiğini bileceksin. Tecrübeli insanları dinleyeceksin. İyilik edeceksin, bağışlayıcı olacaksın, sözünde duracaksın. 
Yusuf Has Hâcib, aynı zamanda bir bürokrat olarak tecrübeyle konuşur: Hükümdar halkla arasına mesafe koymalıdır. Halkın asıl kaygısı geçimdir; karnını doyurabilmektir. Karnı doymazsa hükümdarı terk eder. Halk aynı zamanda adalet ister. Halka zulüm, devleti yıkar.
Kutadgu Bilig'i okurken, üzerinde uzun süre durduğum İbn Haldun'un Mukaddime'sini de bir tarafta tutuyorum. Aralarında neredeyse 350 yılı aşkın zaman var. Nizamülmülk'ün Siyasetname'si de ara nokta...  
Bilmiyorum... Devleti yönetenleri hizalayacak bu tür kitaplar bir arada tahlil edilip neticesi çıkartılmış mı? Böyle bir çalışma kolay değil. Ama gerekli. 
Kutadgu Bilig zamanımızın Türkçesiyle daha önce yayınlanmıştı. Son çalışma Ayşegül Çakan'ındır. İş Bankası Yayınları arasından çıktı. Bu eser üzerinde kim ne kadar çok çalışır ve eser ne kadar geniş alana yayılırsa o kadar faydalıdır.  



   
 

yorum ekle