Eklenme Tarihi : 5/13/2015
MEHMET NURİ YARDIM

Mehmet Serhan Tayşi'nin ardından

  


MEHMET NURİ YARDIM

“Âlimin ölümü âlemin ölümüdür.” buyrulmuştur. Millet Kütüphanesi eski Müdürü ve kitabiyat âlimi, tasavvuf ehli Mehmet Serhan Tayşi 27 Nisan akşamı 73 yaşında Hakka yürüdü. Onunla bir âlem de göçtü. Fatih Camii’nde cenaze namazını kıldığımız ve Topkapı Mezarlığı’nda defnettiğimiz Tayşi, sevilen ve sayılan bir ilim adamı ve gönül insanıydı. Vefat haberi sadece birkaç gazetede çıkmasına rağmen Fatih Camii avlusu doldu, kabristana da sevenleri iştirak etti.

         1980’li yıllarda edebiyat tahsili yaparken ziyaret ettiğimiz müstesna kütüphane müdürü Mehmet Serhan Hoca, bir kütüphaneci olmanın ötesinde kitap ve medeniyet âşığı bir münevverdi. İzmir, Bayındırlı bir ulemâ ailesine mensuptu. 1942 yılında babasının vazifesi gereği bulunduğu Adana’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de tamamlayan Tayşi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. 1970 yılında girdiği bir imtihan neticesinde Millet Kütüphanesi’nde göreve başlayarak sırasıyla memurluk, bölüm şefi, uzmanlık, başuzmanlık ve müdür yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1983’te kütüphanenin müdürü oldu. 2003 yılında emekli olana kadar bu görevine devam etti. Kütüphanecilik, kütüphaneler, kitaplar, kültür ve tarih konulu birçok makale kaleme aldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanan bu makalelerinin yanında Mecmuâ-yi TekâyâLemezât-ı HulviyyeKıyâfetu’l-İnsâniye gibi klasik Osmanlı eserlerini günümüz Türkçesine kazandırdı. Hakkında, kendisiyle gerçekleştirilmiş uzun soluklu bir sohbete dayanarak hazırlanmış Ali Emirî’nin İzinde adlı bir eser bulunuyor. İstanbul Sahrayıcedit’te ikamet eden Tayşi, Elif Hanım’la evliydi.

         Geçen yıl “Ömrünü Millet Kütüphanesi’ne adayan kitap âşığı” selefi Ali Emîrî’yi anlatmıştı. Unutulmaz bir irfan sofrasına oturmuştuk. Türkiye’de pek çok kütüphane memuru ve kütüphane müdürü arasında nev-i şahsına münhasır olan ve eskilerin ‘hâfız-ı kütüp’ dedikleri nâdir kişilerdendi. Dursun Gürlek hocamız onun için “Günümüzün Ali Emirî’si” der. Millet Kütüphanesi’nin müessisi Ali Emîrî Efendi’nin emanetlerini gözü gibi koruyan, bunun için büyük mücadele veren Tayşi’nin hâtıraları, Ali Emirî’nin İzinde adıyla yayımlanmıştı. Timaş’tan çıkan bu eseri Taha Kılınç hazırlamıştı. Müellifimiz, bugünlerde yeni baskısı yapılan bu eserinde Millet Kütüphanesi’nde geçen bereketli seneleri, o yıllarda tanıştığı insanları ve tecrübelerini anlatıyordu. Türkiye’nin geçen yüzyılında İstanbul’un kültür çevrelerini, mühim şahsiyetlerin çalışmalarını nefis bir üslupla dile getiriyordu. Çocukluğundan başlayarak bütün hayat hikâyesini, kütüphane odalarında geçen huzurlu ömrünü gıpta ile okumuştuk. Melâmî, Nakşî yolunun manevi iklimini, İstanbul’un renkli ilim, fikir, kültür ve edebiyat hayatını tatlı bir üslûp ile nasibi olanlara aktarıyordu.

Herkese tavsiye ettiğim bu kıymetli eserin tanıtım toplantısı, Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde yapılmıştı. Mehmet Serhan Hoca orada yaptığı konuşmada, “Hayalimde 1 milyon 40 bin kitaplık bir kütüphane vardır. Geçmişte Artukoğlulları zamanında böyle bir kütüphane vardı. Bugün niçin olmasın?” demişti. Büyük hayallerin adamıydı ve aziz milletimizin hayrı için çalışan müstesna bir âbide şahsiyetti. Kitaba ve  kütüphaneye ömrünü adamıştı. En büyük zevki insanlara kitap okutmaktı. Tam 33 yıl ömrü kitaplar arasında geçti. Devamlı araştıran, okuyan ve yazan bilginimizin beş bin seçkin kitaptan oluşan zengin bir kütüphanesi bulunuyor.

Bâbıâli Sohbetleri’nde Ali Emirî’yi, Zeytinburnu Kültür Merkezi’nde ise İsmail Saib Sencer’i anlatmıştı. İyi ki o programları düzenlemişiz ve iyi ki Mehmet Serhan Tayşi Hocayı tanımak bahtına ve şansına erişmişiz. Fatih’te Millet Kütüphanesi’nin önünden geçenler, artık sadece Ali Emirî Efendi’ye değil Mehmet Serhan Tayşi’ye de dua etmeli, rahmet dilemeli, Fatiha okuyup ruhuna manevi hediyeler göndermelidirler. Çünkü o mübarek zatın hepimizin üstünde büyük hakkı var. Ömrünü kitaplara, kültürümüze, sanatımıza ve medeniyetimize hasretmişti. Rabbim mağfiretiyle ve rahmetiyle muamele etsin. Keşke Mehmet Serhan Bey gibi Ali Emirî’nin izinden yürüyen kütüphanecilerimizin sayısı artsa. Güzel ömrünü medeniyetimize hasreden bu özge adam, Ali Emiri’nin hayrü’l halefiydi. İnşallah onun da takipçileri olacak


   
 

yorum ekle