Eklenme Tarihi : 1/14/2015
MEHMET NURİ YARDIM

Hanım Yazarlar



 
       MEHMET NURİ YARDIM
       Edebiyat tarihimize baktığımızda hanım şair ve yazarların sayısının çok az olduğunu görürüz. Leylâ Hanım, Nigâr Hanım, Fatma Âliye hemen hatırlanan isimler. Ama Cumhuriyet devrinde bu sayıda artış var: Halide Edib Adıvar, İhsan Raif, Şuküfe Nihal, daha sonraki nesilden Halide Nusret Zorlutuna, Sâmiha Ayverdi, Münevver Ayaşlı, Safiye Erol…

         Eski dönemlere göre bugün hanım edebiyatçıların sayısında ciddi artış olduğu âşikâr. Meselâ bugünlerde tamamen hanım edibelerin hazırladığı Nihayet dergisi yayımlandı. Şehir Üniversitesi Halide Edib, Sâmiha Ayverdi ve Safiye Erol hakkında sempozyumlar düzenledi. Yeni haber aldım. Balat’taki Kadın Eserleri Kütüphanesi dolup taşmış, kitaplar kütüphaneye sığmıyor. Bizim Yazı ve Editörlük Kursu’nda bu dönem, belge alan 25 öğrenciden 15’i hanımdı. Demem o ki, düşünce hayatımızı bundan sonra biraz da hanım yazarlar şekillendirecek. Buna hazırlıklı olmak gerek. Peki fena mı olur? Hayır, kanaatim o ki, hanımların yer aldığı edebiyat dünyamız daha da bereketli olacak.

         Madem ki hanım yazarlardan bahsediyoruz, öyleyse yeni çıkan kitaplarından da söz edelim: Değerli yazar Emine Işınsu’nun bütün eserleri Bilge Kültür Sanat Yayıncılık’tan çıkıyor. Yayınevi, yazarın Havva ve Atlıkarınca isimli romanlarını okuyuculara ulaştırdı. Sevinç Çokum da edebiyat dünyamızın saygın isimlerinden. Onun da bütün kitapları Kapı Yayınları’ndan okura ulaşıyor. Deli Zamanlar ile Kırmalı Etekler isimli romanları okuyucu ile buluştu. Hikâyelerinden meydana gelen Bir Eski Sokak Sesi raflardaki yerini aldı. Hanım yazarlara önem veren Kapı Yayınları, Yıldız Ramazanoğlu’nun  bütün kitaplarını edebiyat dünyamıza kazandırıyor. Ramazanoğlu’nun görebildiğim seyahat kitapları İçimden Geçen Şehirler ve Şehrin Gizli Öznesi. Bir de hikâyelerini oluşturan Çiçekli Bir Boşluk. Kapı’dan okurları selâmlayan Sadiye Erol Aykaç ise, Asr-ı Seyda’da ‘Bir Seyyid Muhammed Raşid Erol Romanı’nı kaleme almış.

         Ayşe Kulin Handan romanıyla okuyucu önüne çıktı bu kez. Leylâ İpekçi ise beğenilen romanı Ateş ve Bahçe (Timaş)’de, bir tünelde kaybettiği kocasının ardından iz süren kadının hikâyesini anlatıyor. Belma Aksun Yaşlılığa Methiye’de (Ötüken) yeni ve farklı bir tarzı deniyor. “Yeis semtine uğramayan, umudunu hiç yitirmeyen, ihtiyarlığa bile övgü düzebilen kendisiyle barışık insanlar”ın hikâyelerini dile getiriyor. Selvigül Kandoğmuş Şahin, Okur Kitaplığı’ndan çıkan Kalemin Yazgısı’nda denemelerini bir araya getirmiş. Güler Güven’in Tanpınar’ın Ders Notları’nı H.Ataş yayına hazırladı, Dergâh Yayınevi yayımlandı. Vahiy Sürecinde Kadın (Kadın Oradaydı) kitabında, 12 hanım yazarın anlattığı 12 din büyüğü öncü hanım var. Elest’ten çıkan bu eserin de yeni baskısı yapıldı. Betül Soysal Bozdoğan’ın Yeni Türkiye’nin Kadınları kitabında birbirinin aynı olmayan ancak hepsi de ‘bir kimliği temsil’ eden ünlü hanımlarla yapılmış söyleyişler dikkat çekiyor. Asuman Güzelce’nin Ötüken’den çıkan romanı Aşk Sır İstanbul. Mine Sultan Ünver ise Aşk Medeniyetinin Sevda Hikâyeleri’ni kaleme almış. Selis Yayınları’ndan. Hep roman ve hikâye yazacak değil ya hanım yazarlar. Kimisi de araştırmayı sever. Meselâ ZehraAydüz’ün Kayıp Medeniyet İlk Müslüman Türk Devletleri, Zafer Yayınları’ndan meraklılarına ulaştı. Güzel bir araştırma kitabı. Anadolu’ya Adını Veren Kadınlar ise Gülenay Pınarbaşı’nın çalışması olarak kitapçılarda. Bu eser de Okur Kitaplığı’ndan. İlk kitabı Aşklar İncelikler ile edebiyatseverlerin karşısına çıkan Mine Köker, bu hikâyeleri ile yeni ufuklar aralıyor. Kanguru Yayınları’ndan çıkan kitabında kalbe dokunan hissedişlerle okurun dikkatini çekiyor. Emine Sevim ise Bilge Kültür Sanat Yayınları arasında tasavvuf sahasında meraklı olanlar için Yunus Emre Şerhleri’ni hazırlamış. Çağlar ötesinden günümüze kadar yeni kalmayı ve bütün insanlığa hitap edebilmeyi başarmış bir mutasavvıf şairin ilahilerine dâir kaleme alınan kitap, ‘çıktım erik dalına’ başlığıyla Yunus sevenlerini iyilik bahçesinde ağırlıyor.

Artık hanımlardan iyi edebiyatçılar çıkıyor, ama nedense şiirde saltanat yine de erkeklerde. Dolayısıyla şiiri başaran hanımlar bana göre zor bir işin üstesinden geliyorlar demektir. Halide Nusret Zorlutuna o müstesna iyi şairlerdendi. Şadiye Kılıç da şiirde ümit vadediyor. Yol Kesiği kitabıyla şiirseverleri selâmlıyor. “Konişmento” şiiriyle bahsi kapayalım: “Çocukken / Yani acemisiyken yeryüzünün / Çok mişmişler çalınırdı kulağıma / Saçlarıma çok kınalar çalınırdı. / Japonya’da sakura / İstanbul’da erguvan / Fransa’da lavanta olmayı dilerdim. / Sonra hınçla çarptı / Yüzümün saklısına zaman… / Ucuz ithal parfüm kokuları gibi kaybolmayı diledim.” (İştirak Yayınları) 








   
 

yorum ekle