Eklenme Tarihi : 11/22/2014
YUNUS ARIKAN

Kıskanmıştım!..


YUNUS ARIKAN 

İzninizle bugün kendimle ilgili bir şeyler yazayım…

Bizim örf adet geleneklerimizde insanın kendisinden bahsetmesi pek makbul değildir.

Bunu biliyorum.

Bu anlayış doğrudur ya da değildir bunu da tartışmak istemiyorum.

Kaldı ki bir gün bu konuyu yazmak, boynumun borcu olacak…

              *

Geçtiğimiz cumartesi günü (15.11.2014) İstanbul TÜYAP Kitap Fuarına 8. katılışımdı.

Bu sefer de 12. kitabımla ‘Anneme Söz Verdim’ diyerek, okurlarımın karşısına geçtim…

Heyecanlıydım…

Keyifliydim…

Kendi kendime ‘aferin oğlum Yunus!’ dedim…

              *

Biliyorum böyle demekle geleneklere karşı geliyordum.

Ama dedim bi kere…

Niye dedim biliyor musunuz?

Ben TÜYAP kitap fuarına yıllarca bir okur olarak gittim ve hep o tezgâhın iç kısmında kitaplarını imzalayanları kıskanmıştım.

Hasetlenmedim, ama kıskanmıştım.

Hoşuma gitti, hayranlık duydum, ama kıskanmıştım.

Kendime örnek aldıklarım oldu, yinede kıskanmıştım.

“Ben de yapabilirim, nasıl olsa yıllardır yazıyorum” dedim…

“Bir yerden başlamak lâzım.” dedim.

Belediye otobüslerinde işe gidip gelirken yazdığım “Ne Zor ŞeymişYaşamak” kitabımla 2007 yılında, TÜYAP kitap fuarında, ilk kez tezgâhın iç tarafına geçmiştim…

                    *

İlk defanın insana ne kadar heyecan verdiğini bilenler bilir, orada o ilk heyecanı yaşadım.

İlk imzamı atarken parmaklarım titriyordu…

Avucumun içi nasıl da terlemişti anlatamam…

Heyecanım tavan yapmıştı.

Ben kıskanmıştım, kim bilir şimdide beni kıskanıyor olanlar olabilirdi.

Ben kıskanmıştım, ama çok çalışmıştım, çook!

                     *

Böylece TÜYAP’ta 8. imzayı da geride bıraktım…

Yine dostlarım beni hiç yalnız bırakmadılar…

Gelebilenler geldi, kalabalıktan, izdihamdan gelemeyenler mazeretlerini bildirdiler…

Bu da ayrı bir heyecan vericiydi.

                    *

Ve bitti, gitti…

12. kitabım ‘Anneme Söz Verdim’…

İçerik gerçek yaşam öyküsü-roman!

Ne bileyim işte hayatın kendisi gibi bir şey…

Yazdım, bitirdim ve imzaladım…

               *

İyi ki okurlar var…

İyi ki fuarlar var…

İyi ki dostlar var…

Ve iyi ki yazarlar var…

              *

Uzatmıyorum ve burada kendimle ilgili yazıya noktayı koyuyorum…

Hoşgörünüze sığınarak, heyecanımı paylaştım sizinle.

Gerçekten de tezgâhın iç tarafı kıskanılacak bir yer.

Doğru söylüyorum!

 

 


   
 

yorum ekle