Eklenme Tarihi : 7/9/2014
MEHMET NURİ YARDIM

Akıl ve Fikir




 
MEHMET NURİ YARDIM
         Çocukken yaşadığım şehirde ve bulunduğum çevrede, yayınevlerinin fazla kitabı yoktu. O zamanlar isimlerini duyduğum ve yayımladıkları kitapları edinip okuduğum başlıca yayınevleri şunlardı: Toker, Ötüken, Yağmur, Yeni Asya, Büyük Doğu, Mihrap, Sönmez vd. Sonra İstanbul’a geldiğimde bu yayınevlerinin aslında yayın dünyasının zekâtı bile olmadığını gördüm. Giderek büyüyen ve yayılan yayıncılara olan hürmetim, muhabbetim ve ilgim de arttı.

         Bizim Bâbıâli dediğimiz Cağaloğlu semtinde gazetelerden sonra şimdi de yayınevleri taşınıyor. Çünkü turizme açılan semtte ne yazık ki, edebiyat, tarih, ve medeniyet odaklı çalışan yayıncılar ekonomik bakımdan zorlandılar, astronomik kiraları ödeyemez oldular ve uzaklara taşınmaya başladılar. Hâlbuki ilk gazeteler gibi ilk yayınevleri buralarda kurulmuştu yıllar önce. Ankara Yokuşu, Bâbıâli Caddesi, Nuruosmaniye Caddesi, Çatalçeşme Sokağı, Molla Fenari Sokağı, Alayköşkü Caddesi ve diğer yollarda yayıncıların renk renk kitap kapaklarıyla süslediği kitapçı dükkânları vardı. Şimdi o güzelim günler geride kaldı. O dükkânların yerine turistik lokantalar, halıcı mağazaları ve oteller kondu.

         Âşinası olduğum yayınevlerinin Bâbıâli’yi usul usul terk ettiği sıralarda bir yayınevinin kurulduğunu ve semtin merkezinde mütevazı bir mekâna yerleştiğini duydum, çok sevindim. Yoksa tersine bir göç mü başlıyordu? Yayıncılarımızın ilk göz ağrısı Cağaloğlu’nda yeni bir yayınevinin kurulması hakikaten içimdeki hüznü ümide, yüreğimdeki kederi sevince, kafamdaki tereddüdü azme çevirdi. Bu, Akıl Fikir Yayınları’ydı. İsmi çok hoşuma gitmişti. Hakikaten hem akl’a, hem de fikr’e çok ihtiyacımız vardı. Bir bakıma aklımızı başımıza devşirip güzel fikretmemiz ve Bâbıâli’ye sahip çıkmamız gerektiğini hatırlatıyordu. Yayınevi bir anda Ziya Şakir gibi sözlü tarihin büyük ustasının değerli eserlerini artarda çıkarmaya başladı. Sultan Abdülhamid, Sultan Abdülhamid ve İmparator Mikado, Kan Dalgası, Türkiye Yahudileri, Osmanlıda Harem Ağaları ve Bir Harem Masalı, Timurlenk ve Üç Boz Atlı, Bir Harem Bestekârı Sadullah Ağa, Sultan Hamid’in Hafiyesi Gavur Memed Kara Yürek Çetesi, Sultan Hamid’in Gizli Siyaseti… Tarihimiz bir rahmet yağmuru gibi Ziya Şakir’in kaleminden üstümüze yağıyordu. Sonra diğer eserleri geldi: Şeyh Şamil, Eyüp Sultan ve Haliç, Fatih İstanbul’u Nasıl Aldı?, Barbaros’un Reisi Poyraz Ali Tulon’da, Türkler Karşısında Napolyon, Meçhul Asker, Nuri Demirağ Kimdir?, Yakın Tarihin Üç Büyük Adamı Talat Enver ve Cemal Paşalar, Çırağan Sarayında 28 Sene (5. Murad’ın Hayatı), Sultan Hamid’in Son Günleri, Hürriyet ve İtilaf, Mahmut Şevket Paşa, Dervişler Saltanatı, Nasreddin Hoca… Ziya Şakir geniş bir ufka, derin bir kültüre ve güçlü bir çalışma azmine sahip. Âdeta tarih sarayımızın altından giriyor, üstünden çıkıyor. Neredeyse el atmadığı konu yok. Ama hepsinin de hakkını veriyor mübarek. Merhum müellifin külliyatını hiç olmazsa ismen okumaya devam edelim: Püskülsüz İsmail, Hazreti Fatıma, Hazret-i Muhammed ve Devr-i Saadet’in Müslüman Kadınları, Hazreti Hatice, Osmanlı’da İlk Türk Şeyhülislâmı Molla Fenari, Selçuklu Saraylarına Ömer Hayyam Hasan Sabbah ve Nizamülmülk, Hazret-i Hamza. Devam eden bu görkemli külliyata torunu Ayda Üstündağ da katkıda bulundu ve dedesinin biyografisini yazdı: Dedem Ziya Şakir. Yazar hakkında araştırma yapacakların bu eserleri incelemeleri gerekiyor. 

         Yayınevi sadece Ziya Şakir’in eserlerini yayımlamıyor elbette. ‘Tarihi sevdiren adam’ Ahmet Refik’in Mimar Sinan ile Baltacı ve Büyük Petro kitaplarını da görüyoruz. Kafkas Aşkı Zübeyde Shapli’ye, Tekirdağ kitabı İslâm Özdemir’e ait. Yayınevinde neşredilmiş diğer kitapları da en azından isimleri ve yazarlarıyla analım isterseniz: Medeniyet Türkçesi’ni Recep Aslan, Kaymakamlıktan İdam Sehpasına Milli Şehit Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey, Urfa Mutasarrıfı Nusret Bey’i İhsan Kurt kaleme aldı. Ve enerjisini eğitim çalışmalarına adayan Cumali Sever’in kitapları: En Bilge Kanka, Dikkat Sissiniz. İlker Dere’in büyük emek verdiği Hasan Tahsin Banguoğlu. Vedat Ali Tok’un eseri, Eskimeyen Türk Edebiyatı Üzerine Mülâkatlar adını taşıyor. Klasik edebiyatımızın uzmanları ve bilginleri ile konuşulmuş. Yeni edebiyata da kapılarını açan yayınevi bugünlerde Cansaran Kızıltaş’ın Uzağın Sesi ile Uyanmak isimli eserini okura ulaştırdı. Ve yayıncıların yanaşmadığı şiir alanına da el atmış Akıl Fikir. Faruk Gökbulut’un Ak Zambak ile Zehra Gövenç’in Hüzün Çiçek Açtı isimli eserlerindeki güzel şiirleri okuyoruz. Bugünlerde çıkacak kitap biz gazetecileri yakından ilgilendiriyor. Ünal Sakman’ın Bâbıâli Hâtıraları. Bütün bunları edinip okumak kolay değil. Ama bir yerden başlamak lâzım. Ben Ziya Şakir’in Osmanlı Döneminde İstanbul Ramazanları’ndan başlıyorum. Zamanı da uygun. Allah hepimize akıl, fikir bir de okuma aşkı nasip etsin. (Akıl Fikir Yayınları, Cağaloğlu, Alayköşkü Cd. Küçük Sk, No: 6/3 Fatih-İst. eposta: bilgi@akilfikiryayinlari.comTel. 0 212 514 77 77)

   
 

yorum ekle