Eklenme Tarihi : 08.09.2013
MEHMET NURİ YARDIM

Ansiklopedi

MEHMET NURİ YARDIM

Çocukluğumda ansiklopedileri çok severdim, bir de sözlükleri. Şimdi de severim ya. Elbette o zaman kitaplara da düşkünlüğüm vardı. Ancak ansiklopedi ve sözlükler bana çok daha gizemli gelirdi. Zira onlar bütün kapalı kapıları açan anahtarlar gibi görünürdü bana. Bilmediğimiz kelimeler, anlamadığımız kavramlar, sökemediğimiz konular, çözemediğimiz problemler bu kaynak eserlerde vardı. Bütün sorularımızın cevaplarını bu hantal ama güçlü bilgi deposunda bulurduk. Bu bakımdan ansiklopedi ve sözlük, hayatım boyunca gönlümün en mutena köşesini işgal etmeye devam etti.

          Orta öğretimde ansiklopedinin yeri malum, yüksekti. Ama üniversitede artık ansiklopediden ziyade kitaplarla haşir neşir olduk. Yazarların külliyatları bizi yıllarca meşgul etti. Ancak yine de temel bazı ansiklopediler vardı ki araştırma ve incelemelerde özellikle bu kılavuzlara bakma ihtiyacı hissederdik. Benim en çok karıştırdığım ansiklopediler, Meydan Larousse ve İslâm Ansiklopedisi idi. Elbette irili ufaklı başka ansiklopediler de vardı kütüphanede. Ancak Dergâh’ın neşrettiği Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi âdeta benim başucu eserim oldu. Zira araştırmalarım için gereken bilgiler bu zengin kaynakta mevcuttu. Mustafa Kutlu’nun editörü olduğu bu ansiklopedinin başta Mehmet Kaplan olmak üzere madde yazarlarının çoğu hocalarımızdı. Sonra İslâm Ansiklopedisi’nin yerli telifli olanı hazırlanmaya başlandı. İkisini de rahmetle andığım Yılmaz Öztuna ve Ergun Göze Büyük İslâm Ansiklopedisi’nin yöneticileriydi. Ben bu ansiklopedinin Cağaloğlu’ndaki merkezinde, Yeşilay İşhanı’nda çalıştım. Bu işin ne kadar zor, zahmetli olduğunu o talebelik yıllarında yaşadım.

          Bir ara ansiklopedi furyası yaşandı Türkiye’de. Daha önce bu eserlerin yüzüne bakmayan, onları anmayan, hatta tamamen unutmuş olan gazete patronları hazineyi keşfetti. Ansiklopedi ilgi görmeye başlamıştı. Bir anda neredeyse bütün gazeteler ansiklopedi vermeye başladı. Elbette bazıları biraz titizdi, ama bir çok gazete, kötü kâğıda bastıkları ansiklopedileri kupon karşılığında okuyucularına dağıttı. Gazete bayilerinin önünde, vatandaşların oluşturduğu metrelerce kuyruklar görürdük, hatta ben de bazılarını o zaman edindim. Gazeteler işin ticarî tarafını sevmişlerdi. Öyle ya. Giderek düşen gazete tirajları, ansiklopediler sayesinde yükselmeye başlamıştı. Vatandaş ne yapsın, okuyan çocukları için bu 5-10 ciltlik seri ciltleri edinip durdu. Sonra furya durdu, basın bu hizmeti kesti. Aradan yıllar geçti. Eskicilerin arabalarında kötü basılmış ansiklopedilerin mevta gibi SEKA’ya kâğıt yapılmaya taşındığına şahit olduk. Nerden nereye… Ansiklopedinin izzeti de, saltanatı da bitmişti.

          Toplumun büyük çoğunluğu ‘ansiklopedi’ye sırt çevirirken bu eski sevgiliye ihanet etmeyen, onu terk etmeyen bir araştırmacı yazar vardı: İhsan Işık. Yazarlar Sözlüğü ile başlamıştı 90’lı yıllarda. Sonra Yazarlar Ansiklopedisi’ne dönüştürdü bu eserini. Ardından beşer onar ciltlik ansiklopediler yayımladı. Hiç bırakmadı, usanmadı, yorulmadı. Ama bu eserlerin kıymeti de hiç azalmadı. Aksine kültürden anlayanların kütüphanelerini süslemeye başlamıştı. Ansiklopedi, gönüllü bir gurubun yüreğinde eski tahtını kurmuştu. Bugün her münevverin evinde on ciltlik Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi bulunuyor.

          İhsan Işık, bugünlerde yine çok değerli ansiklopedileri kültür hayatımıza kazandırmış bulunuyor.Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi. Altı ciltlik bu ciltli ve zarif eserin önsözünde müellifinin mütevazı önsözünü okuyoruz. Işık şöyle diyor: “Türkiye’nin tarih boyunca siyasal ve kültürel hinterlandında yetişmiş ünlü kişileri tanımak birçok bakımdan gereklidir. Her şeyden önce, çoğu dünya çapında başarılara imza atmış ünlülerimiz olduğunu bilmek başarılarının mahiyetini ve sonuçlarını öğrenmek, tarih ve kültür bilincimizin büyük bir ihtiyacıdır. Bu bilinç ise bir milletin var olmaya devam etmesi için can suyu özelliği ve değerindedir.” Işık, bu bilgilerin gençlerimiz açısından çok daha önemli olduğunu vurgulayarak, “Ülkemizin geleceği açısından en büyük öneme sahip olan gençlerin, hayata hazırlanırken; aile, çevre, eğitim sistemi ve medya yoluyla kendilerine örnek gösterilen insanlardan büyük çapta etkilenmekte, onlara benzemeye çalışarak başarılı olacaklarını düşünmektedirler. Bu bakımdan, toplumda başarılı ve saygın bireyler olabilmeleri için gençlerimize ülke ve dünya çapında başarılara imza atmış ünlü şahsiyetlerimizi tanıtmak, gençlerimiz ve ülkemiz için yapılabilecek en iyi işlerden biridir. Bu bilgiler, gençlerimizin özgüvenlerini arttıracak ve gelecekte o başarıların benzerlerini ortaya koymalarını sağlayabilecektir.” demektedir. Diğer eserlerinde olduğu gibi İhsan Işık’ın bu ansiklopedisinde de hiçbir siyasi ayırım yapılmamış, günlük politika aşılarak bütün değerlerimizin objektif bir biçimde tanıtılmasına özen gösterilmiştir. Bu bakımdan tereddüde düşmeden bu ansiklopedilerden istifade edebilirsiniz. Yazarın beş ciltlik Diyarbakır Ünlüleri Ansiklopedisi de çok kıymetli bir çalışma olarak göz dolduruyor. ‘Google Baba’da da sanal ansiklopediler çok, ama güvenilir mi onu tam diyemem. Biz yine de raflarımızı ansiklopedisiz bırakmayalım derim. (0 312 2298884 www.yelkovanajas.com.tr)


   
 

yorum ekle