Eklenme Tarihi : 28.05.2013
MEHMET NURİ YARDIM

Türkiye okuyor mu?

MEHMET NURİ YARDIM

Elbette okuyor. Hem de büyük bir iştahla. Bazıları farklı düşünse de ben bu kanaatteyim. Türkiye’de kitabın artık okunduğunu, ilgi gördüğünü, itibar kazandığını düşünüyorum. Yetişkinlerin de, gençlerin de, öğrencilerin de ellerinde kitaplar görüyorum. Evet, Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün yıllar önce başlattığı “Türkiye Okuyor!” hayırlı kampanyası, amacına ulaşıyor ve insanlarımız okuyor.

Sürekli biçimde millet olarak okumadığımızı tekrarlayanların ve bu kasvetli havayı yaymak isteyenlerin pek olumlu iş yapmadıklarına, insanları gereksiz yere karamsarlığa ittiklerine inanıyorum. Onlara kitap fuarlarını hatırlatmak istiyorum. Geçmişte sadece İstanbul ve Ankara’da kitap fuarları düzenlenirdi. Şimdi Trabzon, Sakarya, Kocaeli, Diyarbakır, Konya, Adana, İzmir, Bursa, Kayseri, Malatya ve diğer bir çok ilimizde kitap fuarları açılıyor.

Çocukluğumda beş on yayınevi vardı topu topu. Bugün binlerce yayınevi bu alanda hizmet veriyor, her birinin de yüzlerce, hatta bazılarının binlerce kitabı kültür dünyamızı zenginleştiriyor. Demek talep var ki, arz da oluyor. İnsanlar uzun bir hasretin ardından kitaplarla buluşmak, yazarlarıyla tanışmak ve dostluk kurmak istiyor. Yayıncılar da, yazarlar da okuyucular da bu durumdan çok memnun. Aslında tam farkında olunmasa da gerçek bir ‘aydınlanma’ yaşanıyor ülkemizde.

Kampanyanın başladığı sıralarda Abdullah Kılıç, Yavuz Bülent Bâkiler, Ümit Meriç, Hikmet Barutçugil, İlhan Özkeçeci ve Dursun Gürlek ile birlikte Cumhurbaşkanımızı ziyaret etmiş, bu meseleyi konuşmuştuk. Köşk, bu konunun takipçisi oldu ve geçen beş altı sene içinde bu yolda bir hayli mesafe alındı. Kitap okuma konusunda duyarlı olan valilerimiz, belediye başkanlarımız, kaymakamlarımız, il ve ilçe milli eğitim müdürlerimiz, vakıf ve dernek başkanlarımız, iş adamlarımız ve diğerleri, kısacası bu ülkenin gerçek sevdalıları “Türkiye Okuyor” kampanyasına candan sarıldılar ve bir ‘kitap okuma seferberliği’ni başlattılar.

Orhan Alimoğlu, Nuri Okutan, Hasan Duruer, Veysel Yurdakul ve Ahmet Aydın’ın başlarını çektiği çok değerli valilerimiz halkımıza, ama bilhassa gençlerimize kitap okutmanın üstün gayreti içinde oldular, oluyorlar. Kahvehaneler kıraathane oldu. Artık ellerde kitaplar dolaşıyor, ev ve işyerlerinde kütüphaneler kuruluyor. Elbette 1980’lerden önce de Türkiye’de kitap okunuyordu. Ama daha ziyade ideolojik yayınlar rağbet görüyordu. 80 Darbesi’nden sonra uzun süre kitaplar tenhalarda durdu, çok az el uzandı onlara. Garip şeyler olmuştu ülkede, kitaba ve düşünceye mesafeli durulmuştu. Şükürler olsun ki bu karanlık dönem fazla uzun sürmedi ve tamamen kapandı.

Kitapların çok okunmasında bazı yetkililerin büyük çabasını görmemek nankörlük olur. İstanbul Milli Eğitim Müdürümüz Dr. Muammer Yıldız’ın geçen yıldan beri başlatıp sıkı bir şekilde takip ettiği “Okul Yazar Buluşması” veya “Yazarlar Okullarda” kampanyası, dev bir hamle olarak göz dolduruyor. Geçen yıldan beri yazarlar İstanbul’u dolaşıyor. Öğrenciler, yazarlarla bir araya geliyor, onları dinliyor, yazarlara sorular yöneltiyor ve büyük bir şölen yaşanıyor okullarda. Kitaplar okunuyor artık. Öğrenciler sahiden kitap okuyor, okudukları kitapların yazarlarını karşılarında görünce heyecanlanıyor, onlara sorular yöneltiyor, cevaplar alıyorlar.

Bu kampanya çerçevesinde ben de “kur’a çekimi”ne katılmıştım. 39 ilçeye yazarlar gönderilecekti. Bana Başakşehir çıkmıştı. Bu yeni ilçemizde okullara dâvet ediliyorum. Öğrencilerle buluşuyorum, onlarla sohbet ediyorum. Çok zekice ve iyice hazırlanılmış güzel sorular alıyorum onlardan, bunlara cevaplar veriyorum. Öğrenciler yazı çalışmalarını paylaşıyorlar bizimle. Hâtıra fotoğrafları çektiriyoruz. Kısacası bir kültür fırtınası esiyor okullarda. Okul yöneticileri sevinçli, öğrenciler mutlu, veliler huzurlu. İstanbul’un bu hiçbir zaman unutulmayacak ve giderek zenginleşen tarihî projesi, neredeyse Milli Eğitim Bakanlığı’nın temel politikasına dönüşüyor. Diğer illerimiz de bu faydalı ve hayırlı modeli benimsediler, uyguluyorlar.

Başlığımızda sormuştuk ya, Türkiye okuyor mu? Elbette okuyor. Zaten toplum olarak başka çaremiz mi var? Sahibi olduğumuz büyük medeniyetin âmir hükmü bu değil mi? İnancımızın temel kitabı Kur’an-ı Kerim’in ilk emrinde ne buyruluyor: “Oku” Öyleyse elimize kitapları alıp okuyacağız. Bize ufuk açacak, düşüncelerimizi kanatlandıracak bu ezelî, ebedî ve vefalı dostlarımıza sarılmanın şimdi tam zamanı. Zira bütün karanlık düşünceler, kitapların aydınlığıyla kovulabilir.

Uzun bir aradan sonra yine bir günlük gazetede “Bismillah” deyip yazmaya başlıyorum. Kısmetse pazar ve çarşamba günleri sizlerle birlikte olacağım. Milat, çıktığından beri her gün okuduğum, takip ve tavsiye ettiğim bir gazeteydi. Şimdi sorumluluğum daha da artıyor. Düşünce, kültür, sanat, edebiyat ve medeniyet merkezli yazılarıma siz değerli okuyucularımızın katkılarını ve değerlendirmelerini bekleyeceğim. Teklif, tahlil ve tenkitlerinize her zaman açık olduğumu belirtmek isterim. Sağlıcakla kalın.


   
 

yorum ekle