Eklenme Tarihi : 26.08.2013
YUNUS ARIKAN

Okumak Sanattır!


 

YUNUS ARIKAN

Efendim; lisede veya üniversitede okumaktan bahsetmiyorum!

Bugün, nice üniversite bitirmiş olanlar var ki okumaktan bihaberler!

*

Herhangi bir gazete, dergi ve kitap metnini okumaktan bahsediyorum.

Çünkü harflerin oluşturduğu sözcüklerin arasına veya sonuna konulan ‘noktalama işaretleri’ne dokunan okuma sanatçısının; okuduğunun keyfini yaşarken, metnin etkileyiciliğinden dolayı mutluluğunun sayfalara sığmayacağından söz ediyorum.

*

 “Nasıl yani?” derseniz, söyleyeyim.

Herhangi bir metin okunurken; noktalama işaretlerinin hakkı verildiğinde cümlelerin; bir insanı nasıl da etkilediğini, bununla birlikte insanın yüreğini, beynini, aklını sarstığını göstermiyor mu?

İşte onun için diyorum ki; “Noktalama işaretlerine hayat verenler, okuma sanatı icracısıdırlar.”

*

Ve elbette bunun için önce okumayı sevmek gerek…

Birde noktalama işaretleriyle iyice hasbıhal olabilmeyi…

Virgülde; kısa soluklanılırken, noktalı virgülde biraz daha rahat nefes almayı ihmal etmemeyi...

Nokta’da ise; uzunca bir soluklanmayı, bir sonraki cümlenin rahat okunması için nefesin yeterince ayarlanmasının bilinmesini...

Ünlemde; heyecanı, coşkuyu, üzüntüyü, sevinci, şaşkınlığı, her neyi okuyorsak onu, -durarak, soluklanarak, derin nefesler alarak-yüreğimize götürürken gözyaşların akmasına, kimi zaman, tebessüm edilmesine izin verilerek, sanatçı duygusallığı ile okuyabilmenin tadına varılabilmesini…

Helede iki kesik çizgi arasındaki ifadenin, cümleye nasıl da derin anlam kattığını, dinleyiciyi nasıl da etkilediğini göreceksiniz.

*

Ve-yine söylüyorum- bütün bunları yapabilmek için okumayı sevmek gerek.

Çünkü sanat, sevmekle başlıyor!

Kendinden bir şey katmakla…

Yoğun ve yorucu bir şekilde emek vermekle…

Yoksa başka türlü; ne sanat olabiliyor ne sanatçı.

*

Biliyormusunuz noktalama işaretlerinin hakkını vererek okumak, insana ayrıcalık da kazandırıyormuş…

Hatta insanı farklı kılıyormuş!..

Çok ciddiyim!

*

Ses tonuyla,

Vurgusuyla,

Hatta katılabilirse eğer tuzu biberiyle (beden diliyle yani)!

Alıp da başını bir yerlere götürüyormuş insanı!

Sözcükler, yüreğin seslendirdiği tınısıyla buluşunca, insanın kimyasını bile değiştirebiliyormuş.

*

Okumak…

Bir sanatçı gibi kılı kırk yararak,

Bir sevdalı gibi sözcükleri yürekle buluşturarak okumak…

Bu nedenle “Okumak Sanattır” ya!..


   
 

yorum ekle