Eklenme Tarihi : 04.07.2013
SERAP BESİMOĞLU

Bosnalı Leyla


SERAP BESİMOĞLU

Alexandra Cavelius, "Leyla-Bir Bosnalı Kız"kitabının son sözünde  şu çarpıcı cümlelerle bir insanlık dramına dikkat çekiyor:

"Tecavüz Kampı, tüyleri diken diken eden ama aynı zamanda soyut kalan,hayal edilemeyen bir kelime. Yugoslavya Savaşı sırasında on bin, hatta belki daha da fazla kadına ailelerini aşağılamak ve yok etmek adına şiddet uygulandı ve işkence edildi. Her bir kadının tek başına yaşadığı türlü kâbuslar bu kelimenin ardında yok oluyor.

Tecavüz, benzine ve cephaneye mal olmayan bir savaş stratejisi. Şüphesiz her savaşta tecavüzler yaşandı ve yaşanacak. Ama Balkanlarda olan yeni bir şey vardı. Toplu tecavüzler politikanın bir parçasıydı. Sistematik eziyetin yöntemleri vardı. Geriye kalansa ruhsal ve bedensel sakatlıklardı."

Kitap Bosna savaşı sırasında iki yılını Sırplar'ın elinde bu tür kamplarda (yerlerde) geçiren bir Bosnalı bir genç kızı anlatıyor.

Leyla, bu eziyet denizinden kendisini çıkaran Sırplı bir asker ile Sırbistan’a gidiyor. Evlenmek durumunda kalıyor, çocuğu oluyor, bir iki yıl da böyle geçiyor.

Savaş bitmesine rağmen annesiyle, ailesiyle çok sonra görüşebiliyor, ülkesine Bosna'ya dönüyor...

Alexandra Cavelius'un Bosna Savaşı'nda eziyet ve işkence gören kadınlarla röportaj isteğine cevap verebilen Leyla'nın öyküsü gerçekten çok dramatik. Ki bu hali bile hayata ancak tutunabilmiş hali.

Sonuna kadar elinizden düşüremeyeceğiniz bir kitap.

 

 


   
 

yorum ekle