Eklenme Tarihi : 24.06.2013
SERAP BESİMOĞLU

30 yıllık bir tek başınalık...


SERAP BESİMOĞLU

Vedat Türkali’nin ilk romanı “Bir Gün Tek Başına” 30 yaşında…

“Bir Gün Tek Başına”, Milliyet Yayınları 1974 Roman ödülünü aldıktan sonra yayınlandığında okurlar tarafından büyük birilgi ile karşılanmıştı. Eser ayrıca 1975 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı da kazandı.

27 Mayıs dönemini ortaya koyan koşulları anlatan eserde gizli bir örgüte girmekle suçlanan, arkadaşları tarafından da küçük burjuva olarak nitelendirilen Başkahraman Kenan’ın yaşadıkları anlatılıyor. 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden önce Türkiye içten içe kaynıyor. Kenan, yıllar önce gizli komünist partisine girme suçlamasıyla polis sorgusunda çabucak yılgınlığa düşmüş, eski çevresinden tümüyle kopmuştur. Karısı ve çocuğuyla korunaklı bir yaşam sürdürmektedir. Aslında mutsuzdur, içi ile barışık değildir.

Roman, Kenan’ın bir gün gazeteci arkadaşlarıyla içmeye gittikleri bir akşam, Felsefe öğrencisi Günsel ile tanışıp eve dönerken aşırı içmekten zehirlenmesi ve hasta yattığı günlerde Günsel ve hayatını düşünmesi ve yine kendi bakış o dönemi açısından değerlendirmesi konusu üzerine kurulmuş.  Günsel, Kenan’ın içinde çürümemek için direnen ne varsa hepsini ateşleyiverir... Aşk, direniş, devrim günleri... Yaşam, Kenan’a kendini bir kez daha sınama olanağı verir.

Vedat Türkali, bu romanında ana hikayeye fon oluşturan olayların hepsini gerçek hayattan almış, bu olayların tarihi, saati, yerine kadar detaylarıyla anlatmış.

Bu romanı ile Türkali ayrıca kendi dünya görüşlerini, siyasi ve sosyal hayatla ilgili düşünce yapısını, düşünce ve yaşam tecrübelerini de aktarmış oluyor.


   
 

yorum ekle