Ateşin Efendisi Şaman

Ateşin Efendisi Şaman



Şaman mitolojisini
merak edenler için

Türklerin de Müslüman olmadan önce mensup olduğu inanışlardan Şamanizm hakkında yüzeysel bir bilgi toplumumuzda mevcut. Eski dünyanın en büyük kıtası Asya'da asırlar boyu hakim olmuş ve bugün de kısmen mensupları bulunan bu inanışın kültürel boyutunu ve mitolojisini Alman yazar Harald Braem, "Ateşin Efendisi Şaman" adıyla romanlaştırmış. Çevirisi Arzu Güloğlu Alarslan tarafından yapılan kitabı 1999 yılında Yurt Kitap Yayın basmış. Konuya ilgi duyanların veya Şaman kültürü hakkında bilgi edinmek isteyenlerin merakla okuyacağını düşündüğüm kitabın önsözünde şu ifadeler yer alıyor:
"Sibirya'nın Moğolistan ile birleştiği dünyanın ücra bir köşesinde; tayga, tundra ve uçsuz bucaksız bataklıkların arasında yaşamaktadır avcı Bokan. 
Göçebe kabilesi ezelden beri ren geyiklerinin peşinde, oradan oraya göç etmektedir. Bokan, kabilesinin diğer üyelerine benzememektedir.
Gizemli rüyalar ve garip olaylar onu kabilesinin diğer üyelerinden ayırmaktadır. 
O bir şaman olacaktır. Bu nedenle 'Nehirdeki İhtiyar' onu yanına alarak gizemli mağarasına ve hayat ağacına götürür. İhtiyar adam onu yaşamın ve doğanın büyük gizleriyle tanıştırır, ona büyülü bir davul yapar, onu atalardan kalma danslar ve törenlerle tanıştırır. Bokan, gri bir kurt eşliğinde kaderine doğru yola çıkar. Balık insanlarının yanında Sungari isimli bir kızla tanışır, onu sever ve 'Büyük Han'ın atlılarından kaçar. Çinli bir demirciden maden işleme sanatını öğrenir. Ve Bo-Han adını alarak Ateşin Efendisi sıfatıyla bir şaman olmaya hak kazanır..."
    (Ahmet Yabuloğlu)