Alfabetik Türk ve Dünya Fıkraları Sözlüğü

Alfabetik Türk ve Dünya Fıkraları Sözlüğü



Buyrun bir kitap 
dolusu pirzolaya

Dilimize yer etmiş, "Bir kahkaha bir kilo pirzolaya bedeldir" sözü gülmenin ve neşeli olmanın ne kadar tatlı, lezzetli bir şey olduğunu fazlasıyla ifade etmeye yetiyor. Ama kahkaha atmak o kadar kolay bir şey değil. İnsanları güldürmek de pek kolay bir iş değil. İnsanların nelere güldüğünü belirleyebilme yeteneğine sahip olanlar bu işten akla hayale gelmeyecek paralar kazanabiliyor. Bunun örnekleri yurdumuzda fazlasıyla mevcut. Sahne ve sinema komiklikleri dışında insanımızı yaygın biçimde güldüren kültür ürünlerimizin başında fıkralarımız geliyor. Yöreden yöreye, dilden dile, kulaktan kulağa yayılan fıkralarımız anlatıldığı her ortamı ısıtıp neşeyle dolduran gülmece hazinelerimizdir. Bu sözlü kültürü yazılı hale getirmek isteyen Alptekin Güven 1981 yılında binlerce fıkrayı toplayıp kitaplaştırmış. "Alfabetik Türk ve Dünya Fıkraları Sözlüğü" adını verdiği ve İnkılap Aka Yayınevi tarafından basılmış kitabına Alptekin Güven, "Sağlıklı kalmanın ilacı gülmektir" tespitiyle başlamış. Kitapta kimlerin fıkraları yok ki? Nasrettin Hoca, Mark Twain, Neyzen Tevfik, Gindo, Bektaşi Fıkraları, İncili Çavuş, Şair Eşref, Köroğlu, Karagöz v.s...
Konularına göre alfabetik olarak düzenlenmiş kitaptan bir Karadenizli fıkrasıyla noktayı koyalım:
Temel ile Dursun ilk defa birer ata binmiş kırda ilerliyorlardı. Dursun birden attan düştü. Temel, Dursun'a imrenerek seslendi; 
-Ha sen duştun kurtuldun, ya ben ne edecuğum daa!... 
      (Ahmet Yabuloğlu)