Kitap Adı : 1968-1980 Kavga Günleri
Yazarı : A. Yağmur Tunalı
Kitap Türü : .
Basın Evi : .
Telefon : .
Oylanma Sayısı : 0 Oylama Puanı :



Bir Ülkücünün
tanıklığıyla:
Öyle bir geçer
zamanki...



A. Yağmur Tunalı "1968-1980 Kavga Günleri" kitabıyla bir döneme ışık tutarken Türkiye'nin ve Ülkücü hareketin nereden nereye götürüldüğünü de gözler önüne seriyor.


Çok tartışılacak gözüken kitabı kaleme alan Tunalı, "İki işim vardı: Birincisi ülkücülük, ikincisi şiir. Bunlar hayatımı dolduruyordu. Bana göre bir oto-kritik. Hem bizim oto-kritiğimiz, hem de genel olarak Türkiye'nin. Hatıra değerlendirme kitabı bu." diyor. Bu kitabı o yılları hatırlamak veya öğrenmek için, o yılların isimlerini birinci elden tanımak için okuyabilirsiniz. Ama isterseniz bugün Türkiye'de olan biteni anlamak için de okuyabilirsiniz. Kitabın önsözünü yazan Prof. İskender Öksüz şu önemli tespit ve değerlendirmelerde bulunuyor:
Türkiye'de bir devrim yapılacaktır. Bu devrimin stratejik hedefi, Ankara'ya "Sovyetler'e dost bir hükümet" getirmektir. Bunu demokrasiyle gerçekleştirmek mümkün olmadığı için, tek yok devrimdir.

Devrim de mevcut bile olmayan proletaryayla değil, üniversite gençliği, bürokrasi ve kafa dengi subaylarla yapılacaktır. "Grand strateji" böyledir ama bu, siperlerdeki gençlere, "kapitalistleri kahredeceğiz, emperyalistleri kovacağız, sosyalist Türkiye'yi kuracağız" diye anlatılmaktadır. SSCB, emperyalist değildir; tabiatıyla... Çünkü Lenin öyle söylemiştir. Emperyalizm, sadece kapitalizmin bir uzantısıdır. SSCB ve Çin kapitalist olmadıkları için emperyalist olamazlar.

Üniversiteler devrimin karargahlarıdır. O yılların üniversitelerine güvenlik güçleri giremez. Fakat devrim karargahlarının ele geçirilmesinin önüne beklenmedik bir engel çıkar. Ülkücü denilen öğrenciler. Mücadele "ters bakma"yla başlar. Ters bakma bazen yumruk, bazen sopaya dönüşür ve ardından ülkücü şehitler gelir. Ankara'da Süleyman Özmen, İstanbul'da Yusuf İmamoğlu, yine Ankara'da Dursun Önkuzu...

Bu olayları, ülkücüler başlatmamıştır. Ülkücüler, bu kavgalarda reaksiyonerdir. Ülkeyi komunizm tehlikesine karşı koruma refleksiyle hareket etmişlerdir ve çok sonra sahneye çıkmışlardır. İmparatorluk dönemlerimizde, Türkçülüğün en sonra ortaya çıkmasına benzer bir durumdur. Fakat büyük basın ve TRT'deki devrimciler gerçeğin tam tersini savunur ve propaganda harbini kazanırlar.

Tunalı bu arada, Türkiye'nin ölüm-kalım mücadelesine katılmayan, dışarıda kaldığı için de yıpranmayan "müsülmancılar"ı, savaşan taraflar bitap düştüğünde ortaya çıkıp muharebe meydanını soyanlara benzetir. Daha önceki savaşlarımızın "hacı ağa" larına, yani harp zenginlerine... Bunlar, "ego" lara çengel atarak zaten ezilmiş, hırpalanmış, yıpranmış doğal liderleri mahrum bırakılmış bu kitleyi çekip götürüp başka limanlara bağladılar. Bu yeni taarruz da tıpkı önceki gibi, Türk Milleti'nin değerlerine, geleneklerine ve inancına karşı idi. İdeolojileri Türkler'in bin yıllık din anlayışından uzak bir yeni din anlayışıydı. Türk'ün kendisine de karşı idiler. Onlara göre Türk, Türkiye'nin sahibi değil, otuz altı etnik gruptan sadece biriydi. Ama bunu ancak hakimiyeti sağladıktan sonra söylemeye cesaret ettiler. "Müsülmancı", Fransızca "mussulman" dan adapte edilmiş, Tunalı'ya has bir tabir... 1978'de başlayıp 12 Eylül'den sonra da hareketin önemli unsurlarını koparıp göçürenlerdir bunlar... Dolayısıyle son darbe oradan geldi ve pek çok yaşayış unsuru ve gelenek kolayca yıkılıverdi. Yani, gelenek düşmanlarının yapamadığını, din üzerinden geldiği için dost görünenler kolayına yapıverdiler.

Alıntılardan da anlaşılacağı gibi, Tunalı o zor yılların şahididir. En yakın, en içerden şahitlerinden biridir muhakkak. Fakat hem mücadeleyi hem de mücadelenin sanat cephesini bu derece canhıraş nakleden biyografiyi pek az kimse yazabilir.

Kitaptan bazı konu başlıkları:
Ufukları fethe koşanlar *Din'le milliyet çatıştığında *Derdimiz neydi? Ne istiyorduk? Biz kimdik? *Milliyetçilik reaksiyon değildi *Milliyetçilik bir aydın hareketiydi *Milliyetçilik'le Milli Görüş'ün tatlı-sert rekabeti *Efsanevi teşkilat: Ülkü Ocakları *Dev-Yol'un İlk önce öldürülecek 3000 kişi listesi *Muhsin Yazıcıoğlu ve bizim tiyatro *O sloganın kaseti: "Kanımız aksa da zafer islamın" *Milliyetçiliğin değişen profili *Devletin adamı, Mit'in adamı *Ve 12 Eylül... *Milliyetçiliğin aks değiştirmesi *Savrulmanın en kuvvetli yönü: Dini hareketlere ve siyasetlere kayan milliyetçiler *Yeni bir din algısı *Kan kaybeden milliyetçilik *Milliyetçiler niçin devşirilir?*Milliyetçilerin en büyük zaafı *Milliyetçilerin karnesi *Milliyetçiliğin zor yılları *Türkçesiz Türkler


Bilge Kültür Sanat Yayınları
Tel:(0212) 520 72 53

   
 

yorum ekle