KAĞAN NEDİRLİ

Örnek bir bilim adamı




KAĞAN NEDİRLİ
Romancılık yolculuğuna 1970'de yazdığı ''Tutunamayanlar'' ile başlayan Oğuz Atay, 1911-1967 yılları arasında yaşamış Prof. Mustafa İnan'ın hayatı konu alan "Bir Bilim Adamının Romanı"nı ise 1975 yılında yayımlamıştır.
''Bir Bilim Adamını Romanı'' ünlü matematikçi Cahit Arf'in,''Mustafa İnan en beğendiğim, güvendiğim ve sevdiğim arkadaşımdı.'' diyerek başlıyor. Eserin yazılmasını Erdal İnönü gündeme getiriyor, fikri benimseyen TÜBİTAK çalışmalara başlıyor. Bir zamanlar üniversitede Mustafa İnan'ın öğrencisi olan Oğuz Atay kitabı yazarak projeyi gerçekleştiriyor.
Mustafa İnan'ın hikayesi, Adana'da damdan düşmesi ile başlar diyebiliriz. Sıcak yaz bir günü 2 yaşındayken damdan düşen Mustafa İnan için ''okuyamaz'' deniliyor. Mustafa İnan ilk öğrencilik yıllarında kitap alamadığı için geceleri erken yatıp, sabahın ilk ışıkları ile zil sesinden önce kütüphanede ders çalışmak için yollara düşüyor. Mustafa İnan'ın zaman içersinde farklı bir çocuk olduğu arkadaşları ve öğretmenleri tarafından anlaşılıyor. Kimi zaman öğretmenleri adına tahtaya geçerek ders anlatıyor. Bu tavrı ile öğrencilikle birlikte öğreticilik yılları başlıyor. Arkadaşları arasında ''sözünün eri'' ve herkesin dostu olarak tanınan Mustafa İnan yaz aylarında çıraklık yapıyor.
''Hele bir deniyek'' diye girdiği teknik üniversiteye birinci olarak yerleşen Mustafa İnan'ın öğrencilikle başlayacağı, sonra rektör olup yine de hocalığı bırakmayacağı üniversite yılları başlıyor. Üniversiteye giderken matematik dersi verdiği Jale Hanım ile evlenen Mustafa İnan mutlu bir yuva kuruyor. Zaman zaman ticaret ile de ilgilense kendisinin hocalık dışında bir şey yapamayacağını anlıyor.
Yurt dışına giderek orada kalan arkadaşlarına şiddet ile kızıyor. Mustafa İnan'a göre Türk kendisine has bilimini öğreterek dünyayı utandırmalıdır. Zaman  zaman yurt dışına gitse dahi her zaman ülkesi için çalışmaktan vazgeçmeyen ''meşhur mukavemetçi'' olarak tanınıyor.
Hayatı boyunca çok çabuk yorulan ve kolay hasta olan Mustafa İnan, karlı bir havada öğrencilerine ders vermek üzere yürüyerek fakülteye giderken hastalanıyor. Hastalık geçecek gibi olsa da bir türlü geçmiyor. Eşinin ve arkadaşlarının ısrarı ile yurt dışına giden Mustafa İnan bir sabah vefat ediyor. Vefatı ile Türkiye hüzne kapılıyor.
Okudukça ülkeniz için çalışmaya mecbur olduğumuzu anlıyorsunuz. Mustafa İnan'a ve öğrencisi olan Oğuz Atay'ı rahmetle anıp şükranlarımı sunuyor, iyi okumalar diliyorum…


   
 

yorum ekle