KAĞAN NEDİRLİ

Usta kalemden usta işi bir eser




KAĞAN NEDİRLİ
Oğuz Atay'ın ''Tutunamayanlar'' adlı romanını edebiyat meraklılarından hemen hemen bilmeyen yoktur. Bugün kitapçılara gittiğimizde ''Tutunamayanlar'' tüm ihtişamı ile raflarda yerini koruyor. ''Tutunamayanlar'' ilk baskısı 1972 yılında okuyucu ile buluştu. Kitap ilk baskısını yaptığı günden bu yana okuyucu tarafından hiç bir zaman terk edilmeyip her dönem değer verilen bir eser. Bir Türk olarak ''Tutunamayanlar''a baktığınız zaman, ''Evet, bizim ülkemizin de dünya edebiyatıyla yarışacak eserleri ve yazarları'' var tespitini yapmakta zorlanmıyorsunuz.
Kitap hakkında bugüne kadar çok yazıldı çok konuşuldu. Bugün internette bir tıklama ile ''Tutunamayanlar'' ile ilgili birçok bilgi edinebiliyorsunuz. Kitabı yeni bitirmiş bir okuyucu olarak birkaç satır yazma ihtiyacı duyuyorum. Tabi ki bu yorum koca eseri anlatmaya yetersiz kalmanın yanında bir takım hatalar da içerebilir.
Kitabın ilk sayfalarını çevirmeye başladığınız andan itibaren uzun bir yolculuğa çıktığınızın farkına varıyorsunuz. Sizin bu yolculukta yol arkadaşlarınız Turgut Özben ve Olric. Turgut Özben, yakın arkadaşı olan Selim Işık'ın intiharını araştırmaya başlar. Bu araştırma esnasında pek çok kişi ile temas eder Turgut. İlk olarak Ankara'da, Süleyman Kargı ile tanışarak arkadaşının beklenmeyen ölümün peşine düşer. Peki ya Olric? Kitabı okumayanların bile bir şekilde haberdar olduğu Olric kim? Olric, Turgut'un hikayedeki iç sesi. Olric, kimi doğruları söyler kimi zaman Turgut'un doğrularına boyun erer. Olric, roman boyunca Turgut'un yanından bir an bile ayrılmaz.
Turgut, araştırması ilerledikçe Selim'in yakınları ile tanışır. Bu tanışmalar ile kendinden önceki Selim'i tanımaya başlar. Turgut'un kendinden önceki Selim ile tanışması Esat ile başlar. Esat, Selim'i anlatarak çok yardımcı olacaktır Turgut'a. Selim'in lise yıllarındaki yaşantısını anlatarak Turgut'un Selim'i daha iyi tanımasına yardımcı olur.
Kitabın önemli karakterlerinden biri de Günseli'dir. Günseli, Selim'in sevgilisi olarak kitabın ortalarında okuyucunun karşısına çıkar. Günseli, Turgut'a arayışında çok yardımcı olacaktır. Selim'in, Günseli ile kendilerine has özel bir ilişkileri vardır. Günseli ile Selim'in farklı yönleri bir bir ortaya çıkar.
Kişilerin yanı sıra, kitabın karakterlerinin yazdığı mektup ve günlükler de çok önemli. Turgut, son olarak Selim'in ölümüne yakın yazdığı günlüğü ele geçirir. Ve günlüğü iyice okumak için ailesinden, işinden her şeyden uzaklaşır. Anadolu'nun bir köşesinde günlüğü okumaya çekilir. Okudukça görecektir ki, herkes tarafından beklenilen bu ani ölüm Selim için pek ani değildir. Hayatın getirdikleri Selim'i geri dönülmez bir yola götürmüştür. Günlüğü okuyup bitirdikten sonra Turgut, arabasını bir kasabaya park ederek bilinmez bir tren yolculuğuna çıkar.
Peki Tutunamayanlar ne demek? 
Bunu birkaç kelime ile anlatmanın zor olmasının yanı sıra okuyucuya bir haksızlık olduğunu düşündüğümden dolayı işin bu kısmını okuyucu arkadaşlarıma bırakmak istiyorum.
Tüm bunların yanı sıra mühendislerin ve benim gibi mühendis adaylarının bu kitabı okumalarını önem ile tavsiye ediyorum. Kitabın ana karakteri Turgut Özben bir mühendistir. Okudukça farklı şeyler yakalayıp hoşunuza gidecek durumlar ile karşılıyorsunuz. Örnek vermek gerekirse kitabın 551. Sayfasındaki ''Gerçek mühendislerin kız çocuğu olurmuş'' sözü beni çok etkiledi.
''Tutunamayanlar'', yorumu bu yazıya sığmayacak kadar önemli ve büyük bir eser. Kitabı tüm okuyuculara tavsiye ediyor ve iyi okumalar diliyorum.


   
 

yorum ekle